Sevdalı Deniz

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, cennet kadar güzel bir beldede cennet gibi bir koy varmış. Bu koyun ötesi açık denizmiş. Denizle koyu birbirinden kocaman bir şamandıra ayırırmış. Cennet koy, daima sakin daima güvenliymiş. Açık denizde kopan fırtınalardan, koca dalgalardan hiç ama hiç etkilenmezmiş. Her zaman koyu yeşil bir rengi ve ılık bir suyu […]

Gel Bakalım YENİ Yıl!

Geleceğin varsa göreceğin de var. Hem gelme desek de geleceksin nasılsa. Korkar mıyız sanıyorsun? Bilmez miyiz sanki oyunlarını? Her seferinde ‘’yenilendim’’ deyip çıkarsın karşımıza ama nedense her yeni versiyonunda eskiyi aratan bir arıza bulunur mutlaka. O arızalar ki süregiden yılın herhangi bir yarısında o ‘’bozuk’’ yılı üreticiye geri verip eski versiyonu talep etme arzusu doğurur […]

Karanlıktan Aydınlığa

Hayatımın en berbat ama aynı zamanda da en anlamlı ve heyecanlı yıldönümünü yaşadım 2008’i 2009’a bağlayan gece.  Tam anlamıyla bir karanlıktan aydınlığa çıkış yolculuğuydu bu. Sanki asırlar sürdü.  Yine yeniden, kimbilir kaçıncı kez… Ah bilmem ki daha kaç kez yaşayacağım bu bitmez döngüleri? Sonu yok gibi. Yürek dayanmıyor bazen. O yürek ki, yanıyor yanıyor kül […]

Albatros Olmak

Hayat üstüne üstüne gelir bazen. Sen ne yaparsan yap; sen ne kadar sağlam durursan dur; ayaklarının altındaki zemin çekiliverir aniden. Kaçarı yoktur. O kaygan zeminde, o boşlukta var olabilmeyi öğrenmek zorundasındır. Akıl, izan, mantık… hepsi boş laftır o anda.  “Bir offf çeksem; öyle bir çeksem ki karşıki dağlar yıkılsa.” dersin. “Bir ahh çeksem; öyle bir […]

O Yolun Yolcusu

İçi daralıyordu yine. ‘’Allahım sen yardım et.’’ dedi. Eskiden olsa sabır dilerdi ama sabır istemenin daha çok dert dilemek anlamına geldiğini öğrendiğinden beri her daraldığında sabır yerine yardım istemeye dikkat eder olmuştu. Şükretti tüm kalbiyle geç de olsa öğrendiği bu bilgiye. Keşkeleri kaldıralı hayatından yıllar olmuştu; onun içindir ki ‘’Keşke daha önce öğrenseydim.’’ yerine ‘’Zararın […]

An Gelir

Hayatı görünenin ardındakini görerek yaşamak, mananın, hakikatin peşinde olmak ve gün gelip de bulduğunun bir yanılsamadan ibaret olduğunu anlamak; sadece kendi yarattığın illüzyonun tutsağı olduğunu farketmek; hakikatin ta başından beri apaçık bir biçimde tam da karşında durduğunu görüvermek…  Yıllar boyu, taş taş üstüne koyduğun, ilmek ilmek ördüğün, tüm acılardan, deneyimlerden damıtarak, gözyaşlarınla arıtarak edindiğin o […]

Mahzunlar Kervanı

İçini kaplayan sevgi öylesine soyut, öylesine büyüktür ki ne sende uyanan duygunun türünü ne de sevdiğini tanımlayabilirsin. Gece gündüz ağlarsın. Her an onu düşünür, onu  hisseder; onu solursun. Başka türlüsü de mümkün değildir zaten. Beyin ve kalp amansız bir savaşa girmiştir sanki.  Der ki beynin: Ama benim ihtiyaçlarım, arzularım, beklentilerim, olmazsa olmazlarım… Susturur kalbin hemen: […]

Korkuyordu Ölesiye

 O kadar hassastı, o kadar hassastı ki, insanların kalplerini kırmamak için sürekli bir susuş ve kaçış halindeydi. Çevresine ve kendisine en büyük zararı bu şekilde verdiğinin farkında bile değildi. Aslında, duygularını kendisine bile nasıl ifade edeceğini ve ifade ettiğinde ortaya çıkan yeni duygularla nasıl baş edeceğini bilemiyordu… Her zaman böyle değildi elbette.  Onun da kendini sereserpe […]

Ve Kalp Susmamış

Zihin, kalbi türlü türlü oyunlarla,  çeşit çeşit hilelerle susturmaya çalışmış. Her an yeni bir oyun kurmuş, en etkili kelimeleri seçmiş kalbin aklını çelmek için. Bırak, demiş, bırak… İş değil bu senin yaptığın. Haddini bil. Aklını başına topla. Böyle gelmiş, böyle gider. Kim başarmış ki bu işi sen başarasın. Kim yılmamış ki bu yoldan sen yılmayasın. Uğraşma boş […]

Dur Yolcu!.. Nereye?..

Bir kez daha anladım ki insanın kendi merkezinde kalabilmesi, sağlıklı düşünebilmesi ve ruhsal dengesini koruması için temposunu yavaşlatması gerek. Ruhsal gelişim yolundaki en yüksek potansiyelimizle yaşama ve ifade etme mücadelemizde başımıza gelebilecek en kötü şeylerden biri çılgın bir koşturmacanın içine düşmek. Diyeceksiniz ki ‘’Söylemesi kolay, hayat insanı zorla çekiyor o koşturmacanın içine.’’ Doğrudur. Ama illa […]