Emin Şirin Ankara’yı karıştıracak açıklamalar yaptı

7 Kasım 2006, İstanbul /Ak Parti’den Liberal Demokrat Parti’ye, ardından Anavatan’a şimdi de Genç Parti’ye geçen Emin Şirin, şu anda Genel Başkan Yardımcılığını yürüttüğü yeni partisine gelene kadar hiç bir partide aradığını bulamadığını söylüyor. İki ay kalıp tek bir evrakı bile imzalamadan ayrıldığı LDP için ’’Orası, iktidara gelmek isteyen bir parti değil; Türkiye’ye liberalizmi anlatmak […]

Ön, an, en, son yargılarımız!.. Ah, bir de umutlarımız!

UMUR TALU : Ön, an, en, son yargılarımız!.. Ah, bir de umutlarımız! Önyargıların nasıl “ön” oldukları, onlardan çıkan “en yargı”nın sakatlık ihtimali… Hele önyargılarla mücadelede yeni önyargılar inşa etmenin; ırkçılıkla, etnik nefretle mücadelede yoğun etnik vurgunun zihnimizi, eylemimizi yanıltabileceği… Samatya’da birden başımıza düştü. Hiç düşünülmeyen ihtimal… “Ermeni” yaşlı kadınları “Ermeni” bir erkeğin öldürmesiydi! Oysa düşünülecek […]

Ölsem de Kurtulsam

Hayat bazen çok ağır gelir insana. Taşıyamayacağı kadar ağır. ’’Şöyle bir uzansam, uyusam ve bir daha uyanmasam. Niyeti ölmek değildir ama umudu (!) bu yolla sorunlarından kurtulmaktır. Gözlerini kapayınca öcülerin yok olacağını sanan bir çocuğun saflığıdır bu. Arkasında da uzunca bir süre -belki de bir ömür boyu- başını deve kuşu gibi kuma sokarak yaşamışlık vardır […]

Derviş Ruhu

Biraz derviş ruhlu olacaksın bu hayatta. Yaradılana yaradandan ötürü sonsuz bir değer veriyorsan eğer kendine değer vermeyi hiç unutmayacaksın. İncitmemeye çalışırken karşındakini, incinmemeyi de öğreneceksin. Aldatacaklar belki seni. Hatta belki de paramparça edecekler ruhunu. Her bir parçanın bir tarafa savrulduğunu hisseder gibi olacaksın belki ama kendini küllerinden yeniden yaratma gücünün sana doğduğun anda verilen bir […]

Aşk Yolunun İflah Olmaz Savaşçıları

Aşka mecbursan eğer onulmaz yaralar alma riskini baştan kabul etmeye de mecbursun. Aşık olmak, ama gerçekten “olmak”, kendini olduğun gibi özünden özüne sunmaktır. Beden denen o kafesin en kuytu köşesine gizlenmiş, ortaya çıkmak için yeterince güven ve cesaret isteyen o küçük çocuğun ortaya çıkmasıdır… Küçük yaşlarda başlarız aşık olmaya… Komşu ablalar ya da abiler ilk […]

İnancın Gücü

Diyelim ki bir daire var noktalardan oluşan ve ben, siz, o yani hepimiz; bu daireyi oluşturan noktalarız. Küçümseyebilir misiniz kendinizi ya da o’nu? Biriniz olmazsanız ötekinin de olmayacağını görmezden gelebilir misiniz? Yani, dairenin var olabilmesi için her bir noktanın ‘mutlaka’ gerekli olduğunu… Belki, gerek kendi hayatımızdaki gerekse Türkiye’de ve dünyada olan bitenlere de böyle bakabiliriz… […]

Dünyevi Aşkların Tükendiği An

O gün, akşamı zor etti. Mesai biter bitmez eve attı kendini. Bütün gün yemek yememiş olmasına rağmen ağzına bir lokma bile koymadan yatağa girdi. Hava kararmıştı. Dışarıda fırtına vardı. Ruhu üşüyordu. Yorganı başından yukarı çekti. Ana rahmindeki gibi kıvrıldı. Fırtınanın uğultusu bedeninin içine sızmıştı sanki. Her hücresinde hissettiği, ağlamaya davet eden bir uğultuydu bu. Kendinden […]

Sevgide Aldatma Olmaz

18 Eylül 2006, İstanbul/ Onlar, hayatı bir oyun gibi ama alabildiğine ciddiye alarak yaşıyorlar. Hem öğreniyorlar, hem öğretiyorlar. Birçok insana birbirlerine duydukları sevgiyle, öğrettikleriyle ve yaşam sevinçleriyle ilham veriyorlar. Taaa 1986 yılından beri “bireysel gelişim” kavramını yazılarında, seminerlerinde, radyo programlarında ülkemizde tanıtan, Nil Gün ve Saim Koç; iki yazar, iki ‘’Yaşam okulu’’ öğretmeni. Onlar, hayatı […]

Teslimiyet

Bazıları hayatı mutlak pasif bir ruh haliyle yaşarlar. Mutlak pasif ruh hâli: hayatı an be an, sadece şimdiye odaklanarak ve kendini akışa bırakarak yaşamaktır. Böyle yaşayan insanların geçmişlerine baktığınızda yoğun mücadeleler ve acılar bulursunuz mutlaka. O noktaya dikensiz gül bahçelerinde soluklanarak gelinmez zira. Geçtikleri yol, hiç de düz ve kolay değildir. Engebelidir. Hiç umulmadık anlarda […]

Özgürlük Savaşçısı

Bazıları içine doğdukları görünmez çemberi hiç farketmez ya da sorgulamazken bazıları da hayatlarını tüm çemberleri kırmaya adarlar. Sürekli didişirler… Hem kendileriyle, hem hayatla. Bu, bazen ömrünü adadığı işini değiştirmek olur, bazen eşini, bazen de çevresini ya da tüm bir yaşam biçimini. Her kırılan çemberin ardından insanın ayaklarını yerden kesen bir özgürlük duygusu gelir. Sadece özgürlük […]